Hoşgeldiniz: iSLAMKENT
  Hoşgeldin Misafir! anasayfa  ·  hesabınız  ·  dosyalar  ·  islami forum  ·  islami sohbet  ·  iletişim  

  Ana Dizin
 Ana Menü
Ana Sayfa
 Kuran'ı Kerim
Kur'an-ı Kerim
Tefsir
Kuran Dinle
Kuran Oku
Ayetlerden Pırıltılar
Tecvid Dersi
Elifba
Namaz Sureleri
Kuranda Peygamberler
 Siyer ve Sünnet
Siyer
Kütübi Sitte
Riyazü's Salihin
Sahih-i Buhari
Veda Hutbesi
 İslami Bilgiler
Derin Bilgi
İslami Bilgiler
Namazla Diriliş
İslam Tarihi
Sorularla İslamiyet
Abdest ve Namaz
Dini Günler (2010)
İslami Videolar
Esmaül Hüsna
Esmaül Hüsna - Slayt
Başörtüsü - Özel
Namaz Vakitleri
 Genel Menü
Dosyalar
Gazeteler
Çeviri
E-Kart
Hikayeler
Şiirler
İslami Sohbet
Anketler
Oyun
Çocuk İsimleri
Rüya Tabirleri
Şifalı Bitkiler
Dost Siteler
Top 10
Hava Durumu
Google'da Ara
Tavsiye Edin
 Üye Menüsü
Günlüğünüz
Özel Mesaj
Hesabınız
Statistics
 Yazılar
Ara
İletişim
Site Haritası
Yazı Arşivi

  Derin Bilgi
Toplam Yazı: 56
Toplam Kategori: 17
Toplam Okuma: 359265



 Kur'an'da Şefaat, Ah..
 Hz. Peygamber ve Yap..
 Tasavvuf Üzerine Düş..
 Mü'minlerin Ahlakını..
 Allah (c.c) Kimleri ..
 Cehennemsiz Olmaz mı..
 Mahremiyet ve Tesett..
 Peygamber Duaları..
 Üstünlük Ölçümüz Tak..
 Büyük Aldanış: Dünya..


 Kadınlarla Tokalaşma..
 Kabir Hayatı Var mıd..
 Peygamber Duaları..
 Hızır (a.s) Kimdir?..
 Kur'an Okumaya Başla..
 Ahirete İmanın Bedel..
 Nazar Kavramı..
 Allah'ı (c.c) Gereği..
 Nuh (a.s) ve Tufan..
 Ahiret Ekinini Kimle..

  Üye Menüsü
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: hasan_gerenliler
Bugün: 1
Dün: 3
Toplam: 6517

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 130
Üye: 0
Toplam: 130

  Sorularla İslamiyet


  Namaz Vakitleri


  Esmaül Hüsna

"O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Haşr-24)"

ALLAH
(Uluhiyete mahsus sıfatların hepsini kendinde toplayan İsm-i Azam)

RAHMÂN
(Bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden)

RAHÎM
(Çok merhamet eden, nimet veren)

MELİK
(Bütün kainatın tek sahibi ve mutlak hükümdarı)

KUDDÛS
(Hatadan, gafletten ve her eksiklikten münezzeh)

SELÂM
(Esenlik veren, kullarını selamete çıkaran)

MÜ'MİN
(Gönüllere iman ışığını veren, vaadine güvenilen)

MÜHEYMİN
(Kainatın bütün işlerini gözetip yöneten)

AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)

CEBBÂR
(İradesini her durumda yürüten, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan)

MÜTEKEBBİR
(Her şeyde büyüklüğünü gösteren)

HÂLIK
(Büyün mevcudatı takdirine uygun şekilde yaratan)

BÂRİ'
(Bir model olmaksızın canlıları yaratan)

MUSAVVİR
(Her şeye şekil ve özellik veren)

GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan)

KAHHÂR
(Her şeye her istediğini yapacak şekilde galip ve hakim)

VEHHÂB
(Karşılık beklemeden bol bol veren)

REZZÂK
(Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren)

FETTÂH
(Zorlukları kolaylaştıran ve iyilik kapılarını açan)

ALÎM
(Herşeyi çok iyi bilen)

KÂBID
(Rızkı tutan, canlıların ruhunu alan)

BÂSIT
(Rızkı genişleten, ruhları bedenlerine yayan)

HÂFID
(Alçaltan, zillete düşüren)

RÂFİ'
(Yukarı kaldıran, yükselten)

MUİZ
(Yücelten, izzet ve şeref veren)

MÜZİL
(Alçaltan, zillet veren)

SEMİ'
(Her şeyi işiten)

BASÎR
(Her şeyi gören)

HAKEM
(Son hükmü veren)

ADL
(Mutlak adalet sahibi, çok adaletli)

LATÎF
(Yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip, sezilmez yollarla karşılayan)

HABÎR
(Her şeyin iç yüzünden haberdar olan)

HALÎM
(Acele ile ve kızgınlıkla muamele etmeyen)

AZÎM
(Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)

GAFÛR
(Bütün günahları bağışlayan)

ŞEKÛR
(Az iyiliğe çok mükafat veren)

ALÎ
(İzzet, şeref ve hükümranlik bakımından en yüce, aşkın)

KEBÎR
(Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)

HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)

MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)

HASÎB
(Kullarının her yaptığını bilen, onları hesaba çeken)

CELÎL
(Azamet sahibi)

KERÎM
(Lütuf ve keremi çok bol ve çok geniş)

RAKÎB
(Büyün varlığı gözetleyip, kontrol eden)

MÜCÎB
(Dualara karşılık veren)

VÂSİ'
(İlmi ve merhameti herşeyi kuşatan)

HAKÎM
(Bütün emirleri ve işleri hikmetli olan)

VEDÛD
(Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan)

MECÎD
(Şanı büyük ve yüksek)

BÂİS
(Ölümden sonra dirilten)

ŞEHÎD
(Bütün zamanlarda ve her yerde, hazır ve nazır)

HAK
(Varlığı hiç değişmeden duran)

VEKÎL
(Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran)

KAVÎ
(Gücü bizzat kendinden olan, kudretli)

METÎN
(Her şeye gücü yeten, güçlü)

VELÎ
(Sevdiği kullarının dostu)

HAMÎD
(Ancak kendisine hamdedilen, övülmeye layık)

MUHSÎ
(Her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen)

MÜBDİ'
(İlkin yaratan)

MUÎD
(Tekrar yaratan)

MUHYÎ
(Hayat veren)

MÜMÎT
(Ölümü yaratan)

HAY
(Ebedi hayatta diri)

KAYYÛM
(Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kainatı idare eden)

VÂCİD
(Dilediğini dilediği zaman bulan, müstağni)

MÂCİD
(Şanı büyük ve yüksek)

VÂHİD
(Sıfatlarında, özelliklerinde tek ve biricik olan)

SAMED
(Tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği eşsiz kudret) 

KÂDİR
(Her şeye gücü yeten, kudretli)

MUKTEDİR
(Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan)

MUKADDİM
(İstediğini öne alan)

MUAHHİR
(İstediğini geriye bırakan)

EVVEL
(Varlığının başlangıcı olmayan, ilk)

ÂHİR
(Varlığının sonu olmayan, son)

ZÂHİR
(Her şeyde tecelli eden. Tüm yarattıklarında, kendisinden görülebilir izler, işaretler bulunan)

BÂTIN
(Gözle görülemeyen, her şeyde kendinden bir güç bulunan)

VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)

MÜTEÂLÎ
(İzzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, aşkın)

BERR
(İyilik ve lütfu sonsuz olan)

TEVVÂB
(Kullarını tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)

MÜNTAKİM
(Suçlulari adaletiyle cezalandıran)

AFÜV
(Hiçbir günah kalmayacak şekilde günahları affeden)

RAÛF
(Çok şefkatli, çok lütufkar)

MÂLİKÜ'L-MÜLK
(Mülkün ebedi sahibi)

ZÜ'L-CELÂLİ ve'l-İKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)

MUKSİT
(Adaletle hükmeden)

CÂMİ'
(İstediğini, istediği zaman istediği yerde toplayan)

GANÎ
(Her şeyden müstağni, kendisi dışında her şey O'na muhtaç)

MUGNÎ
(İstediğine zenginlik verip, zengin eden)

MÂNİ'
(Dilemediği bir şeyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere engel olan)

DÂRR
(Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan)

NÂFİ'
(Hayır ve menfaat veren şeyleri yaratan)

NÛR
(Alemleri nurlandıran, istediği gönüllere ve zihinlere nur yağdıran)
 
 

HÂDÎ
(Hidayet veren, istediği kulunu muradına erdiren)

BEDÎ'
(Eşi ve örneği olmayan, sanatkarane şekilde yaratan)

BÂKÎ
(Varlığının sonu olmayan)

VÂRİS
(Varlığı devam eden, servetlerin gerçek sahibi)

REŞÎD
(Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, hikmet üzere sonuca ulaştıran)

SABÛR
(Çok sabırlı)


©TRNuke.net
ALLAH'ın (c.c) Güzel İsimleri

  Hava Durumu


  Sayfa Gösterimi
Şu ana kadar
18401423
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Ocak 2007


  Kuran Ana Sayfa     Ayet Göster      Ara
Sure : Meryem Sûresi(19)

şu an gösterilen 1 ile 20 arası 98 Ayat(s) » sayfa 1/5

 

  1  2  3  4  5    » 


œÜÃÚÉÚˆÜvÜ

l. Kâf. Hâ. Yâ. Ayn. Sâd.

listen Meryem Sûresi

dÕœÐiÖ hÔXлÔLÕ hÔFÑÕ¡Ô ‡ÔGÐcÔÅÖ jÔœÔiÕÈÑÔE

2. (Bu,) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anılmasıdır.

listen Meryem Sûresi

DÕdÐ ¾ÔEbÚÌ hÔFÑÔÄÖ ¾ÕcÔDA× ^Ô•ÕÉÑ×E

3. Hani o, gizli bir sesle Rabbine niyaz etmişti:

listen Meryem Sûresi

˜ÔE§Ô hÔIÑÕ DÕ¾ÑÛË ÆÔÂÔÀÔ D¤ÐˆÔƒÐ¼Ö ºÕ¿ÑÛË ÆÔDpÐKÔˆÔ¦Ô D¤iÑÔDÐoÖ pÔÉÐG×E ÆÔ¤Ô¼Ð DÔœÖÀÐ FÕcÖ‡ÔEBÕ¡Ô hÔIÕÑ pÔ™ÕÉÑ×E

4. Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.

listen Meryem Sûresi

ÆÔDÕ¾ÑÛË ^Õ•ÐLÖ D¤Ð»ÔÇÔD¤ÕËÔ ºÕÀÐ ÆÔhÔDBÛË ÆÔœÔE¾ÔLÕ DºÐiÔDÔJÛË ‡ÔE˜Õi×D ”ÔÃÔHÐ ¤ÛË ºÕÀÐ ¤ÔcÖ¾Ð¡Ô ÆÔ¤ÕÉÑ×E

5. Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir veli (oğul) ver.

listen Meryem Sûresi

ÈÔiÕPÖ¿ÛË ÆÔÈÔiÕSÖ ºÕÀÐ DÚ§Õ ÈԈЙÖÇIÔ ÆÔDTЈԥÐÄÖ hÔIÑÕ hÔxÕÉÑ×E

6. Ki o bana vâris olsun; Ya'kub hanedanına da vâris olsun. Rabbim, onu rızana lâyık kıl!

listen Meryem Sûresi

ÈÔE jÔœÔiÕÈÑÔE DÕ¾ÑÔE ¾ÖGÔqÑÕiÖ£Ô FÕ‘Ö´½Ø DlлÖÄÖ ÈÔYÐÉÚË ¤Ô¼Ð ¾ÔUЈԦР¤ÔÄÖ ºÕÀÐ ˜ÔGÐ¦Ö lÔ»ÕÉÑ×E

7. (Allah şöyle buyurdu:) Ey Zekeriyya! Biz sana bir oğul müjdeleriz ki, onun adı Yahya'dır. Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık.

listen Meryem Sûresi

˜ÔE§Ô hÔIÑÕ DÔ¾ÑÚË ÈÔŸÖÇÁÖ ¤ÛË ŒÖ´½Ù ÆÔœÔE¾ÔLÕ DºÐiÔDÔJÛË ‡ÔE˜Õi×D ÆÔ˜ÔcÐ FÔ¥Ô‘ÐLÖ ºÕÀÔ D¤ÐŸÕGÔiÕ ‡ÕKÕÉÑ×E

8. Zekeriyya: Rabbim! dedi, karım kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?

listen Meryem Sûresi

˜ÔE§Ô œÔgÚ¤Õ¡Ô ˜ÔE§Ô hÔFÑÖ¡Ô ÂÖÇÔ ‡Ô¥ÔËÑÔ ÂÔÉÑÕÀÙ ÆÔ˜ÔcÐ ^Ô¥Ô™ÐKÖ¡Ô ºÕÀÐ ˜ÔGÐ¦Ö ÆÔ¤Ô¼Ð JÔ¡Ö pÔÉÐC×E

9. Allah: Öyledir, dedi; Rabbin: O bana kolaydır. Daha önce, sen hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım, buyurdu.

listen Meryem Sûresi

˜ÔE§Ô hÔIÑÕ DTЈԦР¤ÛË DÚÈÔO× ˜ÔE§Ô DÚÈÔKÖ¡Ô DÔ« JÖŸÔ¥ÑÕ¼Ô D¤¿ÑÔEoÔ PÔ¥ÚRÔ ¤ÔÉÔE§Ø lÔÇÕÈÑ×E

10. O: Rabbim! dedi, (çocuğum olacağına dair) bana bir işaret ver. Allah: Sana işaret, sapasağlam olduğun halde üç gün insanlarla konuşamamandır, buyurdu.

listen Meryem Sûresi

”Ô_ÔiÔWÔ ‡Ô¥ÚË ˜ÔÇкÕÄÛ ºÕÀÔ D¤Ð»ÕYÐiÔDIÕ ”ÔEÔÆÐXÚË DÕ¤ÔÉÐÃռРDÔÁÐ lÔGÑÕYÖÇD FÖŸÐiÔN× ÆÔ‡ÔqÕÉÑ×E

11. Bunun üzerine Zekeriyya, mâbetten kavminin karşısına çıkarak onlara: "Sabah akşam tesbihte bulunun" diye işaret verdi.

listen Meryem Sûresi

ÈÔE ÈÔYÐÉÚË ^ÖgÕ D¤ÐŸÕKÔEIÔ FÕ™ÖÇÑÔNØ ÆÔDÚJÔÉпÔEÅÖ D¤ÐYÖŸÐ¼Ô tÔGÕÉÑ×E

12. "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) vargücünle sarıl!" (dedik) ve henüz sabi iken ona (ilim ve) hikmet verdik.

listen Meryem Sûresi

ÆÔXÔ¿ÔE¾×E ºÕÀÐ ¤ÔcÖ¾ÑÔE ÆÔjÔœÚÇN× ÆÔœÔEÁÔ JÔ™ÕÉÑ×E

13. Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.

listen Meryem Sûresi

ÆÔFÔiÑ×D FÕÇÔD¤ÕcÔÈÐÄÕ ÆÔ¤Ô¼Ð ÈÔŸÖÀÐ TÔGÑÔEh×D ‡ÔuÕÉÑ×E

14. Ana-babasına çok iyi davranırdı; o, isyankâr bir zorba değildi.

listen Meryem Sûresi

ÆÔlÔ´½Ù ‡Ô¥ÔÉÐÄÕ ÈÔÇÐ½Ô ÆÖ¤ÕcÔ ÆÔÈÔÇÐ½Ô ÈÔ»ÖÇMÖ ÆÔÈÔÇÐ½Ô ÈÖGЈÔRÖ XÔÉÑ×E

15. Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağı gün ona selam olsun!

listen Meryem Sûresi

ÆÔDdМÖiÐ ”ÕË D¤ÐŸÕKÔEIÕ ºÔiÐÈÔ¼Ô DÕdÕ D¾ÐKÔGÔgÔMÐ ºÕÀÐ DÔÂÐ¥ÕÃÔE ºÔŸÔE¾×E pÔiИÕÉÑ×E

16. (Resûlüm! ) Kitap'ta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti.

listen Meryem Sûresi

”ÔEJÑÔ_ÔgÔMÐ ºÕÀÐ bÖÆ¾ÕÃռРXÕUÔEF×E ”ÔEÔhÐlԥпÔE DÕ¤ÔÉÐÃÔE hÖÆXÔ¿ÔE ”ÔKÔ»ÔQÑÔ¦Ô ¤ÔÃÔE FÔqÔi×D lÔÇÕÈÑ×E

17. Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.

listen Meryem Sûresi

˜ÔE¤ÔLÐ DÕ¾ÑÛË DÔ‡ÖÇdÖ FÕE¤iÑÔXлÚÀÕ ºÕ¿Ð¡Ô DÕÁÐ œÖ¿ÐLÔ JÔ™ÕÉÑ×E

18. Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah'a sığınırım! Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen (bana dokunma).

listen Meryem Sûresi

˜ÔE§Ô DÕ¾ÑÔ»ÔE DÔ¾ÔE hÔlÖÇ§Ö hÔFÕÑ¡Õ °ÔÂÔHÔ ¤Ô¡Õ ŒÖ´º×E jÔœÕÉÑ×E

19. Melek: Ben, yalnızca, sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamam için Rabbinin bir elçisiyim, dedi.

listen Meryem Sûresi

˜ÔE¤ÔLÐ DÔ¾ÑÚË ÈÔŸÖÇÁÖ ¤ÛË ŒÖ´½Ù ÆÔ¤Ô¼Ð ÈÔ»ÐmÔmпÛË FÔqÔiÙ ÆÔ¤Ô¼Ð DÔ£Ö FÔ‘ÕÉÑ×E

20. Meryem: Bana bir insan eli değmediği, iffetsiz de olmadığım halde benim nasıl çocuğum olabilir? dedi.

listen Meryem Sûresi


98 kayıttan şu an gösterilen : 1 ile 20 arası » sayfa 1/5

 

  1  2  3  4  5    » 



Free Page Rank Tool
PHP-Nuke Gizlilik Politikasi
islam islami forum islami siteler islami sohbet islami sohbet ilahi dinle dini resimler istanbul imam hatip lisesi alışveriş ne istersen
Sayfa Üretimi: 0.06 Saniye