Hoþgeldiniz: iSLAMKENT
  Hoþgeldin Misafir! anasayfa  ·  hesabýnýz  ·  dosyalar  ·  islami forum  ·  islami sohbet  ·  iletiþim  

  Ana Dizin
 Ana Menü
Ana Sayfa
 Kuran'ý Kerim
Kur'an-ý Kerim
Tefsir
Kuran Dinle
Kuran Oku
Ayetlerden Pýrýltýlar
Tecvid Dersi
Elifba
Namaz Sureleri
Kuranda Peygamberler
 Siyer ve Sünnet
Siyer
Kütübi Sitte
Riyazü's Salihin
Sahih-i Buhari
Veda Hutbesi
 Ýslami Bilgiler
Derin Bilgi
Ýslami Bilgiler
Namazla Diriliþ
Ýslam Tarihi
Sorularla Ýslamiyet
Abdest ve Namaz
Dini Günler (2010)
Ýslami Videolar
Esmaül Hüsna
Esmaül Hüsna - Slayt
Baþörtüsü - Özel
Namaz Vakitleri
 Genel Menü
Dosyalar
Gazeteler
Çeviri
E-Kart
Hikayeler
Þiirler
Ýslami Sohbet
Anketler
Oyun
Çocuk Ýsimleri
Rüya Tabirleri
Þifalý Bitkiler
Dost Siteler
Top 10
Hava Durumu
Google'da Ara
Tavsiye Edin
 Üye Menüsü
Günlüðünüz
Özel Mesaj
Hesabýnýz
Statistics
 Yazýlar
Ara
Ýletiþim
Site Haritasý
Yazý Arþivi

  Derin Bilgi
Toplam Yazý: 56
Toplam Kategori: 17
Toplam Okuma: 359266



 Kur'an'da Þefaat, Ah..
 Hz. Peygamber ve Yap..
 Tasavvuf Üzerine Düþ..
 Mü'minlerin Ahlakýný..
 Allah (c.c) Kimleri ..
 Cehennemsiz Olmaz mý..
 Mahremiyet ve Tesett..
 Peygamber Dualarý..
 Üstünlük Ölçümüz Tak..
 Büyük Aldanýþ: Dünya..


 Kadýnlarla Tokalaþma..
 Kabir Hayatý Var mýd..
 Peygamber Dualarý..
 Hýzýr (a.s) Kimdir?..
 Kur'an Okumaya Baþla..
 Ahirete Ýmanýn Bedel..
 Nazar Kavramý..
 Allah'ý (c.c) Gereði..
 Nuh (a.s) ve Tufan..
 Ahiret Ekinini Kimle..

  Üye Menüsü
Hoþgeldin, Misafir
Üye Adý
Þifre
(Kayýt Ol)
Üyelik:
Son Üye: hasan_gerenliler
Bugün: 1
Dün: 3
Toplam: 6517

Þu An Baðlý:
Ziyaretçi: 138
Üye: 0
Toplam: 138

  Sorularla Ýslamiyet


  Namaz Vakitleri


  Esmaül Hüsna

"O, yaratan, var eden, þekil veren Allah'týr. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun þanýný yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Haþr-24)"

ALLAH
(Uluhiyete mahsus sýfatlarýn hepsini kendinde toplayan Ýsm-i Azam)

RAHMÂN
(Bütün yaratýlmýþlar hakkýnda hayýr ve merhameti tercih eden)

RAHÎM
(Çok merhamet eden, nimet veren)

MELÝK
(Bütün kainatýn tek sahibi ve mutlak hükümdarý)

KUDDÛS
(Hatadan, gafletten ve her eksiklikten münezzeh)

SELÂM
(Esenlik veren, kullarýný selamete çýkaran)

MÜ'MÝN
(Gönüllere iman ýþýðýný veren, vaadine güvenilen)

MÜHEYMÝN
(Kainatýn bütün iþlerini gözetip yöneten)

AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)

CEBBÂR
(Ýradesini her durumda yürüten, dilediðini zorla yaptýrmaya muktedir olan)

MÜTEKEBBÝR
(Her þeyde büyüklüðünü gösteren)

HÂLIK
(Büyün mevcudatý takdirine uygun þekilde yaratan)

BÂRÝ'
(Bir model olmaksýzýn canlýlarý yaratan)

MUSAVVÝR
(Her þeye þekil ve özellik veren)

GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahlarý baðýþlayan)

KAHHÂR
(Her þeye her istediðini yapacak þekilde galip ve hakim)

VEHHÂB
(Karþýlýk beklemeden bol bol veren)

REZZÂK
(Bedenlerin ve ruhlarýn gýdasýný yaratýp veren)

FETTÂH
(Zorluklarý kolaylaþtýran ve iyilik kapýlarýný açan)

ALÎM
(Herþeyi çok iyi bilen)

KÂBID
(Rýzký tutan, canlýlarýn ruhunu alan)

BÂSIT
(Rýzký geniþleten, ruhlarý bedenlerine yayan)

HÂFID
(Alçaltan, zillete düþüren)

RÂFÝ'
(Yukarý kaldýran, yükselten)

MUÝZ
(Yücelten, izzet ve þeref veren)

MÜZÝL
(Alçaltan, zillet veren)

SEMÝ'
(Her þeyi iþiten)

BASÎR
(Her þeyi gören)

HAKEM
(Son hükmü veren)

ADL
(Mutlak adalet sahibi, çok adaletli)

LATÎF
(Yaratýlmýþlarýn ihtiyacýný en ince noktasýna kadar bilip, sezilmez yollarla karþýlayan)

HABÎR
(Her þeyin iç yüzünden haberdar olan)

HALÎM
(Acele ile ve kýzgýnlýkla muamele etmeyen)

AZÎM
(Zatýnýn ve sýfatlarýnýn mahiyeti anlaþýlamayacak kadar ulu)

GAFÛR
(Bütün günahlarý baðýþlayan)

ÞEKÛR
(Az iyiliðe çok mükafat veren)

ALÎ
(Ýzzet, þeref ve hükümranlik bakýmýndan en yüce, aþkýn)

KEBÎR
(Zatýnýn ve sýfatlarýnýn mahiyeti anlaþýlamayacak kadar ulu)

HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)

MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhlarýn gýdasýný yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)

HASÎB
(Kullarýnýn her yaptýðýný bilen, onlarý hesaba çeken)

CELÎL
(Azamet sahibi)

KERÎM
(Lütuf ve keremi çok bol ve çok geniþ)

RAKÎB
(Büyün varlýðý gözetleyip, kontrol eden)

MÜCÎB
(Dualara karþýlýk veren)

VÂSÝ'
(Ýlmi ve merhameti herþeyi kuþatan)

HAKÎM
(Bütün emirleri ve iþleri hikmetli olan)

VEDÛD
(Kullarýný çok seven, sevilmeye gerçekten layýk olan)

MECÎD
(Þaný büyük ve yüksek)

BÂÝS
(Ölümden sonra dirilten)

ÞEHÎD
(Bütün zamanlarda ve her yerde, hazýr ve nazýr)

HAK
(Varlýðý hiç deðiþmeden duran)

VEKÎL
(Kendisine tevekkül edenlerin iþlerini en iyi neticeye ulaþtýran)

KAVÎ
(Gücü bizzat kendinden olan, kudretli)

METÎN
(Her þeye gücü yeten, güçlü)

VELÎ
(Sevdiði kullarýnýn dostu)

HAMÎD
(Ancak kendisine hamdedilen, övülmeye layýk)

MUHSÎ
(Her þeyi tek tek ve bütün ayrýntýlarýyla bilen)

MÜBDÝ'
(Ýlkin yaratan)

MUÎD
(Tekrar yaratan)

MUHYÎ
(Hayat veren)

MÜMÎT
(Ölümü yaratan)

HAY
(Ebedi hayatta diri)

KAYYÛM
(Her þeyin varlýðý kendisine baðlý olup kainatý idare eden)

VÂCÝD
(Dilediðini dilediði zaman bulan, müstaðni)

MÂCÝD
(Þaný büyük ve yüksek)

VÂHÝD
(Sýfatlarýnda, özelliklerinde tek ve biricik olan)

SAMED
(Tüm ihtiyaçlarýn, niyetlerin, övgülerin, yakarýþlarýn yöneldiði eþsiz kudret) 

KÂDÝR
(Her þeye gücü yeten, kudretli)

MUKTEDÝR
(Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediði gibi tasarrufta bulunan)

MUKADDÝM
(Ýstediðini öne alan)

MUAHHÝR
(Ýstediðini geriye býrakan)

EVVEL
(Varlýðýnýn baþlangýcý olmayan, ilk)

ÂHÝR
(Varlýðýnýn sonu olmayan, son)

ZÂHÝR
(Her þeyde tecelli eden. Tüm yarattýklarýnda, kendisinden görülebilir izler, iþaretler bulunan)

BÂTIN
(Gözle görülemeyen, her þeyde kendinden bir güç bulunan)

VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)

MÜTEÂLÎ
(Ýzzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, aþkýn)

BERR
(Ýyilik ve lütfu sonsuz olan)

TEVVÂB
(Kullarýný tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)

MÜNTAKÝM
(Suçlulari adaletiyle cezalandýran)

AFÜV
(Hiçbir günah kalmayacak þekilde günahlarý affeden)

RAÛF
(Çok þefkatli, çok lütufkar)

MÂLÝKÜ'L-MÜLK
(Mülkün ebedi sahibi)

ZÜ'L-CELÂLÝ ve'l-ÝKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)

MUKSÝT
(Adaletle hükmeden)

CÂMÝ'
(Ýstediðini, istediði zaman istediði yerde toplayan)

GANÎ
(Her þeyden müstaðni, kendisi dýþýnda her þey O'na muhtaç)

MUGNÎ
(Ýstediðine zenginlik verip, zengin eden)

MÂNÝ'
(Dilemediði bir þeyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü þeylere engel olan)

DÂRR
(Elem ve zarar verecek þeyleri yaratan)

NÂFÝ'
(Hayýr ve menfaat veren þeyleri yaratan)

NÛR
(Alemleri nurlandýran, istediði gönüllere ve zihinlere nur yaðdýran)
 
 

HÂDÎ
(Hidayet veren, istediði kulunu muradýna erdiren)

BEDÎ'
(Eþi ve örneði olmayan, sanatkarane þekilde yaratan)

BÂKÎ
(Varlýðýnýn sonu olmayan)

VÂRÝS
(Varlýðý devam eden, servetlerin gerçek sahibi)

REÞÎD
(Bütün iþleri ezeli takdirine göre yürütüp, hikmet üzere sonuca ulaþtýran)

SABÛR
(Çok sabýrlý)


©TRNuke.net
ALLAH'ýn (c.c) Güzel Ýsimleri

  Hava Durumu


  Sayfa Gösterimi
Þu ana kadar
18401475
sayfa izlenimi aldýk. Baþlangýç: Ocak 2007


  Kuran Ana Sayfa     Ayet Göster      Ara
Sure : Kehf Sûresi(18)

þu an gösterilen 1 ile 20 arasý 110 Ayat(s) » sayfa 1/6

 

  1  2  3  4  5  ...    » 


DÔ¤ÐYÔ»ÐcÖ ¤Õ¥ÑÚÄÕ D¤ÑÔgÛÌ DÔ¾ÐkÔ§Ô ‡Ô¥ÚË ‡ÔGÐcÕÅÕ D¤ÐŸÕKÔEIÔ ÆÔ¤Ô¼Ð ÈÔUЈԦР¤ÔÄÖ ‡ÕÇÔT×E

1. Hamd olsun Allah'a ki kulu (Muhammed'e), Kitab 'ý indirdi ve ona hiçbir eðrilik koymadý.

listen Kehf Sûresi

˜ÔÉÑÕ»×E ¤ÕÉÖ¿ÐgÕhÔ FÔEÐl×E pÔcÛÈc×D ºÕÀÐ ¤ÔcÖ¾ÐÄÖ ÆÔÈÖGÔqÑÕiÔ D¤Ð»ÖÇÎкտÛÉÀÔ D¤ÑÔgÛÈÀÔ ÈԈлԥÖÇÁÔ D¤uÑÔE¤ÕYÔEMÕ DÔÁÑÔ ¤ÔÃּРDÔTÐi×D XÔmÔ¿×E

2. Onu dosdoðru (bir Kitab)olarak indirdi ki katýndan gelecek þiddetli azaba karþý (insanlarý)uyarmak ve yararlý iþler yapan müminlere kendileri için güzel mükafat bulunduðunu müjdelemek için.

listen Kehf Sûresi

ºÔEœÕQÛÉÀÔ ”ÛÉÄÕ DÔFÔc×D

3. Onlar orada ebedî kalacaklarlardýr.

listen Kehf Sûresi

ÆÔÈÖ¿ÐgÕhÔ D¤ÑÔgÛÈÀÔ ˜ÔE¤ÖÇD DJÑÔ_ÔgÔ D¤¥ÑÚÄÖ ÆÔ¤Ôc×D

4. Ve "Allah evlât edindi" diyenleri de uyarmak için.

listen Kehf Sûresi

ºÔE ¤ÔÃּРFÕÄÛ ºÕÀÐ ‡Õ¥Ð¼Ø ÆÔ® °ÚFÔEBÕÃռРœÔGÖiÔMÐ œÔ¥Õ»ÔO× JÔ_ÐiÖWÖ ºÕÀÐ DÔ”ÐÇÔDÂÕÃռРDÕÁÐ ÈÔ™ÖǤÖÇÁÔ DÕ« œÔgÕF×E

5. Ne onlarýn (Allah evlât edindi, diyenlerin), ne de atalarýnýn bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Aðýzlarýndan çýkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan baþka bir þey söylemiyorlar.

listen Kehf Sûresi

”Ô¥ÔˆÔ¥ÑÔ¡Ô FÔE^ÕŠÙ ¾Ô•ÐmÔ¡Ô ‡Ô¥ÚË DÚPÔEhÕÂռРDÕÁÐ ¤Ô¼Ð ÈÖÇÎкտÖÇD FÕÃÚgÔD D¤ÐYÔcÛÈRÕ DÔlÔ•×E

6. Bu yeni Kitab'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helâk olurlarsa) arkalarýndan üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.

listen Kehf Sûresi

DÕ¾ÑÔE TԈԥпÔE ºÔE ‡Ô¥ÔË D©ÔhÐ{Õ jÛÈ¿ÔO× ¤ÔÃÔE ¤Õ¿ÔGÐ¥ÖÇÔÂּРDÔÈÑÖÃּРDÔXÐmÔÀÖ ‡Ô»Ô¸

7. Biz, insanlarýn hangisinin daha güzel amel edeceðini deneyelim diye yeryüzündeki her þeyi dünyanýn kendine mahsus bir zinet yaptýk.

listen Kehf Sûresi

ÆÔDÕ¾ÑÔE ¤ÔUÔE‡Õ¥ÖÇÁÔ ºÔE ‡Ô¥ÔÉÐÃÔE tÔˆÛÉc×D TÖiÖj×D

8. (Bununla beraber) biz mutlaka oradaki her þeyi kupkuru bir toprak yapacaðýz.

listen Kehf Sûresi

DԽРXÔmÕGÐLÔ DÔÁÑÔ DÔtÐYÔEIÔ D¤ÐŸÔÃÐ–Õ ÆÔD¤iÑÔ˜ÛÉ¼Õ œÔE¾ÖÇD ºÕÀÐ DÚÈÔEJÕ¿ÔE ‡ÔUÔG×E

9. (Resûlüm)! Yoksa sen, bizim âyetlerimizden (sadece) Kehf ve Rakîm sahiplerinin ibrete þâyan olduklarýný mý sandýn?

listen Kehf Sûresi

DÕdÐ DÔÆÔÌ D¤Ð•ÕKÐÉÔOÖ DÕ¤ÔË D¤ÐŸÔÃÐ–Õ ”Ô™ÔE¤ÖÇD hÔFÑÔ¿ÔE DÚJÕ¿ÔE ºÕÀÐ ¤ÔcÖ¾Ð¡Ô hÔXлÔO× ÆÔÂÔÉÑÕËÎÐ ¤Ô¿ÔE ºÕÀÐ DÔºÐiÕ¾ÔE hÔpÔc×D

10. O (yiðit) gençler maðaraya sýðýnmýþlar ve: Rabbimiz! Bize tarafýndan rahmet ver ve bize, (þu) durumumuzdan bir kurtuluþ yolu hazýrla! demiþlerdi.

listen Kehf Sûresi

”ÔyÔiÔFпÔE ‡Ô¥ÚË DÚdÔD¾ÕÃռР”ÕË D¤ÐŸÔÃÐ–Õ lÕ¿ÛÉÀÔ ‡ÔcÔb×D

11. Bunun üzerine biz de o maðarada onlarýn kulaklarýna nice yýllar perde koyduk (uykuya daldýrdýk.)

listen Kehf Sûresi

PÖ¼ÑÔ FÔˆÔQпÔEÂּР¤Õ¿ÔˆÐ¥Ô¼Ô DÔÌÑÖ D¤ÐYÕkÐFÔÉÐÀÕ DÔXÐuÚË ¤Õ»ÔE ¤ÔGÕQÖÇD DÔºÔc×D

12. Sonra da iki guruptan (Ashâb-ý Kehf ile hasýmlarýndan) hangisinin kaldýklarý müddeti daha iyi hesap edeceðini görelim diye onlarý uyandýrdýk.

listen Kehf Sûresi

¾ÔYÐÀÖ ¾Ô™ÖvÑÖ ‡Ô¥ÔÉÐ¡Ô ¾ÔGÔEÔÂּРFÕE¤ÐYÔšÑÕ DÕ¾ÑÔÃּР”ÕKÐÉÔOÙ DÚºÔ¿ÖÇD FÕiÔFÑÕÃռРÆÔjÕbоÔEÂּРÂÖc×Ì

13. Biz sana onlarýn baþýndan geçenleri gerçek olarak anlatýyoruz. Hakikaten onlar, Rablerine inanmýþ gençlerdi. Biz de onlarýn hidayetini arttýrdýk.

listen Kehf Sûresi

ÆÔhÔFÔ}пÔE ‡Ô¥ÚË ˜Ö¥ÖÇFÕÃռРDÕdÐ ˜ÔEºÖÇD ”Ô™ÔE¤ÖÇD hÔFÑÖ¿ÔE hÔIÑÖ D¤mÑÔ»ÚÇÔDMÕ ÆÔD©ÔhÐ{Õ ¤ÔÀÐ ¾ÔcЇÖÇÔD ºÕÀÐ bÖÆ¾ÕÄÛ DÕ¤ÚÃ×E ¤Ô™ÔcÐ ˜Ö¥Ð¿ÔE DÕd×D pÔ}Ô}×E

14. Onlarýn kalplerini metîn kýldýk. O yiðitler (o yerin hükümdarý karþýsýnda) ayaða kalkarak dediler ki: "Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan baþkasýna ilah demeyiz. Yoksa saçma sapan konuþmuþ oluruz.

listen Kehf Sûresi

ÂÚÇÎÖ®AÕ ˜ÔÇкֿÔE DJÑÔ_ÔgÖÆD ºÕÀÐ bÖÆ¾ÕÄÛ DÚ¤ÕÃÔO× ¤ÔÇЮ ÈÔEÐJÖÇÁÔ ‡Ô¥ÔÉÐÃռРFÕmÖ¥Ð}ÔEÁØ FÔÉÑÕÀØ ”Ô»ÔÀÐ DÔ‚Ð¥Ô¼Ö ºÕ»ÑÔÀÕ D”ÐKÔiÚÌ ‡Ô¥ÔË D¤¥ÑÚÄÕ œÔgÕF×E

15. Þu bizim kavmimiz Allah'tan baþka ilahlar edindiler. Bari bu ilahlar konusunda açýk bir delil getirseler. (Ne mümkün!) Öyle ise Allah hakkýnda yalan uydurandan daha zalimi var mý?

listen Kehf Sûresi

ÆÔDÕdÕ D‡ÐKÔkÔ¤ÐKÖ»ÖÇÂּРÆÔºÔE ÈÔˆÐGÖcÖÆÁÔ DÕ« D¤¥ÑÚÄÔ ”ÔEÐÆÖD DÕ¤ÔË D¤ÐŸÔÃÐ–Õ ÈÔ¿ÐqÖiÐ ¤ÔŸÖ¼Ð hÔFÑּ֟РºÕÀÐ hÔXлÔKÕÄÛ ÆÔÈÖÃÔÉÑÕËÎÐ ¤ÔŸÖ¼Ð ºÕÀÐ DÔºÐi՜ּРºÕiДԙ×E

16. (Ýçlerinden biri þöyle demiþti:) "Madem ki siz onlardan ve onlarýn Allah'ýn dýþýnda tapmakta olduklarý varlýklardan uzaklaþtýnýz, o halde maðaraya sýðýnýn ki, Rabbiniz size rahmetini yaysýn ve iþinizde sizin için fayda ve kolaylýk saðlasýn."

listen Kehf Sûresi

ÆÔJÔiÔÌ D¤qÑÔ»ÐnÔ DÕdÔD |Ô¥ÔˆÔLÐ JÔkÔDÆÔhÖ ‡ÔÀÐ œÔÃЕÕÃռРdÔDMÔ D¤ÐÉÔ»ÛÉÀÕ ÆÔDÕdÔD ŒÔiÔFÔLÐ JÔ™ÐiÕxÖÃּРdÔDMÔ D¤qÑÕ»ÔE§Õ ÆÔÂּР”ÛË ”ÔUÐÇÔNØ ºÕ¿ÐÄÖ dÚ¤Õ¡Ô ºÕÀÐ DÚÈÔEMÕ D¤¥ÑÚÄÕ ºÔÀÐ ÈÔÃÐcÕ D¤¥ÑÚÄÖ ”ÔÃÖÇÔ D¤Ð»ÖÃÐKÔcÕ ÆÔºÔÀÐ ÈÖyХզР”Ô¥ÔÀÐ JÔUÕcÔ ¤ÔÄÖ ÆÔ¤ÕÉÑ×E ºÖiÐpÕc×D

17. (Resûlüm! Orada bulunsaydýn) güneþi görürdün: Doðduðu zaman maðaralarýnýn saðýna meyleder; batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçerdi. (Böylece) onlar (güneþ ýþýðýndan rahatsýz olmaksýzýn) maðaranýn bir köþesinde (uyurlardý). Ýþte bu, Allah'ýn âyetlerindendir. Allah kime hidayet ederse, iþte o, hakka ulaþmýþtýr, kimi de hidayetten mahrum ederse artýk onu doðruya yöneltecek bir dost bulamazsýn.

listen Kehf Sûresi

ÆÔJÔYÐmÔGÖÃּРDÔÈЙÔE‚×E ÆÔÂּРhÖ˜ÖÇbÙ ÆÔ¾Ö™Ô¥ÑÕGÖÃּРdÔDMÔ D¤ÐÉÔ»ÛÉÀÕ ÆÔdÔDMÔ D¤qÑÕ»ÔE§Õ ÆÔœÔ¥ÐGÖÃּРFÔElÕ~Ù dÕhÔD‡ÔÉÐÄÕ FÕE¤ÐÇÔtÛÉcÕ ¤ÔÇÕ D|ÑÔ¥ÔˆÐLÔ ‡Ô¥ÔÉÐÃռР¤ÔÇÔ¤ÑÔÉÐLÔ ºÕ¿ÐÃּР”ÕiÔDh×D ÆÔ¤Ô»Ö¥ÕCÐLÔ ºÕ¿ÐÃּРhÖ‡ÐG×E

18. Kendileri uykuda olduklarý halde sen onlarý uyanýk sanýrdýn. Onlarý saða sola çevirirdik. Köpekleri de maðaranýn giriþinde ön ayaklarýný uzatmýþ yatmakta idi. Eðer onlarýn durumlarýna muttali olsa idin dönüp onlardan kaçardýn ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardý.

listen Kehf Sûresi

ÆÔœÔgÚ¤Õ¡Ô FÔˆÔQпÔEÂּР¤ÕÉÔKÔmÔEAÔ¤ÖÇD FÔÉпÔÃּР˜ÔE§Ô ˜ÔEBÕ¦Ù ºÕ¿ÐÃּРœÔ¼Ð ¤ÔGÕQÐKּР˜ÔE¤ÖÇD ¤ÔGÕQпÔE ÈÔÇк×E DÔÆÐ FÔˆÐzÔ ÈÔÇÐ½Ø ˜ÔE¤ÖÇD hÔFÑּ֟РDÔ‡Ð¥Ô¼Ö FÕ»ÔE ¤ÔGÕQÐKּР”ÔEFЈÔQÖÇD DÔXÔcԜּРFÕÇÔh՘՟ּРÂÚgÕÅÛ DÕ¤ÔË D¤Ð»ÔcÛÈ¿ÔOÕ ”Ô¥ÐÉԿЃÖiÐ DÔÈÑÖÃÔE DÔjМÚË |ÔˆÔEº×E ”Ô¥ÐÉÔEÐJ՟ּРFÕiÕjÐ›Ø ºÕ¿ÐÄÖ ÆÔ¤ÐÉÔKÔ¥Ô}ÑÔ–Ð ÆÔ® ÈÖqЈÕiÔÁÑÔ F՟ּРDÔXÔc×D

19. Böylece biz, aralarýnda birbirlerine sormalarý için onlarý uyandýrdýk: Ýçlerinden biri: "Ne kadar kaldýnýz?" dedi. (Kimi) "Bir gün ya da günün bir parçasý kadar kaldýk" dediler; (kimi de) þöyle dediler: "Rabbiniz, kaldýðýnýz müddeti daha iyi bilir. Þimdi siz, içinizden birini þu gümüþ paranýzla þehre gönderin de, baksýn, (þehrin) hangi yiyeceði daha temiz ise size ondan erzak getirsin; ayrýca, nâzik davransýn (gizli hareket etsin) ve sakýn sizi kimseye sezdirmesin."

listen Kehf Sûresi

DÕ¾ÑÔÃּРDÕÁÐ ÈÔƒÐÃÔiÖÆD ‡Ô¥ÔÉПּРÈÔiÐTÖ»ÖǜּРDÔÆÐ ÈÖˆÛÉcÖÆœÖ¼Ð ”ÛË ºÕ¥ÑÔKÕÃռРÆÔ¤ÔÀÐ JÖ•Ð¥ÕYÖÇD DÕd×D DÔFÔc×D

20. "Çünkü onlar eðer size muttali olurlarsa, ya sizi taþlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman ebediyyen iflah olmazsýnýz."

listen Kehf Sûresi


110 kayýttan þu an gösterilen : 1 ile 20 arasý » sayfa 1/6

 

  1  2  3  4  5  ...    » 



Free Page Rank Tool
PHP-Nuke Gizlilik Politikasi
islam islami forum islami siteler islami sohbet islami sohbet ilahi dinle dini resimler istanbul imam hatip lisesi alışveriş ne istersen
Sayfa Üretimi: 0.12 Saniye